Haber Hürriyeti. Türkiyenin En özgür haber portalı
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Sık Kullanılanlara Ekle |   Kullanıcı Girişi | Künye ve İletişim | Reklamlar   Site içi arama :  
Skip Navigation Links
Prof. Dr. Ali GÜNGÖR
Ercüment ERKUL
Fikret KALMUK
Talat KIRCAN
Sedat PİŞİRİCİ
Erdal İZGİ
Yine de hayır
12 Eylül referandumu öyle görünüyor ki; Fikirlerin dövüştüğü… Cepheleri sert, katılımı fazla… Heyecanı yüksek, muhtemel sokak olaylı geçecek.
30.07.2010
Mustafa TÜRKAY
SPOR Aslı ÖNER
Zeynel KOZANOĞLU
Ağrı'dayım
Türkiye’nin beri ucundayım. Ağrı yirmi yıl önce altmış bin nüfuslu idi.Türkiye’nin en yoksulu idi. Günümüzde nüfus doksan bini aşmış.
30.07.2010
Tayfur GÖÇMENOĞLU
Yaşar AKSOY
Metin AYDINOĞLU
Derbiyi Ravşan yönetsin
Adına derbi denen rezilliğimizi, Dünya Kupası’nda başarılı olan Özbek hakem İrmatov’a verelim. Hatta ithal etsek daha iyi olmaz mı?
29.07.2010
Hülya SEZGİN
Kına gecesi
Gelin yöresel bindallı benzeri kına elbisesi giyiyor. Yüzü kırmızı işlemeli tülle örtülüyor.
29.07.2010
Dr. Cem AYDEMİR
Skip Navigation Links.
 Resim Galerisi
Tüm Resimler için...
 Video Galerisi
HaberHürriyeti Video Galerisi
Galerimiz için...
 Mini Anket
http://www.tema.org.tr
http://www.cekulvakfi.org.tr/
http://www.turcev.org.tr
http://www.millipiyango.gov.tr/sanstopusonuc.html
FETHİYE'DE YAT YANGINI
20 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ
20 İLİN EMNİYET MÜDÜRÜ DEĞİŞTİ
MERSİN'DE SU KESİNTİSİ
PORNOCULARIN YENİ KEŞFİ
AYDIN CEZAEVİNDE OLAY
MOTOSİKLETLER ÇARPIŞTI: 2 ÖLÜ
MHP'NİN MİTİNGİ İSTASYON MEYDANI'NDA
Doktor Fatma Müşerref kafayı nasıl yedi

Doktor Fatma Müşerref kafayı nasıl yedi

Doktor Fatma Müşerref Hanım kısa boylu, yaklaşık 40 kilo ağırlığında beyaz saçlı, sürekli aynı kıyafeti giyen ilerlemiş yaşına rağmen para kazanma hırsından vazgeçmemiş olan değişik bir insandı. Bayan kadın doktorunun az olduğu zamanlarda İzmir’de en çok hastası olan doktorlarından birisiydi. Kazandıklarını hep biriktirmişti. Sürekli olarak ’yaşlılığımda para çok lazım olacak ondan toplamam gerekiyor’ derdi. ’Onun düşüncesindeki yaşlılığın  ne olduğu tabiki kimse bilmiyor.

Sürekli olarak gittiği özel hastanede sevilmediğini bilmesine rağmen, bunu değiştirmek için  bir çabada göstermezdi. Müşerref hanımın gözlerinin içerisinde derin bir endişenin  saklı olduğu herkes fark edebilirdi. Yakından tanıyanlar bunun yaşlılık günleri için duyduğu karamsarlığa bağlarlar. Heyecansız ve sakindi.. En gergin zamanlarda bile sükunetini korur, yüksek sesle konuşmazdı. Bazı zamanlarda içine kapanır, çok parasız ve zavallı bir ruh hali taşırdı. Pek gülmez, hele sesli güldüğünü kimse görmemiştir. Gürültüden ve yüksek sesle konuşmaktan daima kaçınır, sesli gülenlere oldukça tuhaf bir bakışla bakardı. İyilik yaptığını veya muhtaç birisine yardımcı olduğunu ise hiç kimse görmedi.

HASTANE ZOR GÜNLER GEÇİRİYOR
O yıllarda her gün gittiği özel  hastane maddi imkansızlıklar nedeniyle zor günler geçirmekteydi. Hastanenin kapanmasını önlemek için tadilat yapılması, yeni alet ve malzemelerin alınması, odaların dekorasyonunun baştan aşağı  yenilenmesi gerekiyordu. Hastane yönetiminin bunu yapacak gücü yoktu. Bu konuda yardımcı olabilecek tek kişi vardı o da doktor Müşerref hanımdı. Hastane müdürü ve aynı zamanda sahibi olan doktor İsmail Bey bu öneriyi götürdüğü Müşerref hanımdan beklemediği kadar sert bir tepki aldı. ‘ Bende para ne arar’ diye sözlerine başladı. Yaşlılığım için para biriktirmeye uğraşıyorum. Her gün buraya gelmemin sebebi bu. Param olsa hiç gelir miyim ? ’Biliyormusun  ben ne düşünüyorum? İyi insan olmakta parayla satın alınıyor.  Bir şey vermezsen kötü ve bencil oluyorsun. Sanırım para vermediğim için sen de benim hakkımda öyle düşüneceksin. Bunu hak ettim sanırım. Ama yapacak bir şeyim yok..
İsmail bey söyleyecek bir söz bulamadı. Adeta yerinde donup kalmıştı. ‘Abla sen böyle diyorsan benim dediklerimi unut. ’diyerek  hızla odadan çıktı

TOPLANTI VE BEKLENMEYEN BİR KAZA
Toplantılarda  hastanenin kapanacağı ve bunun için acil önlemler alınması gerektiğini anlatılıyordu. En önemli konu ise acil olarak paraya ihtiyaç olmasıydı. Doktor İsmail Bey bu konuşmaların birisinde ‘İşsiz kalmak istemeyen herkes yardımcı olmalı’ diyerek çalışanların elinden gelen gayreti göstermesini istemişti. Bunu sağlayacak tek kişi olan doktor Müşerref hanım bu konuşmadan sonra hastane personeli tarafından  her zamankinden daha fazla iltifat gördü. Görevli olan herkes mümkün olduğu kadar yanında oturmaya ve halini hatırını sormaya başladı. Ona çeşitli nedenlerden dolayı oluşmuş kızgınlıklar bile bir kenara bırakılmıştı. .
İşte o günlerden birisinde sabahın erken saatleriydi..
Müşerref Hanım her zamanki gibi hastaneye gitmek üzere evden çıktı. Dolmuş duraklarına doğru yürürken düşüncesinin boşaldığını hissetti. Bu ilk defa karşılaştığı bir durumdu. Ne olduğunu tam olarak anlayamadı. Başında bir hafiflik vardı. Ben neredeyim? Nereye gidiyorum? diye kendisine sordu. Etrafındaki binalar sanki teker teker kayboluyor, insanlar  bir gölge gibi etrafından geçiyorlardı. Sesler durmadan birbirine karışıyor  kimin ne dediği anlaşılmaz bir hal alıyordu. Sesler ve görüntülerin kaybolduğunda ise yürüyüşü   pamukların üzerinde yürür gibi yumuşak fakat zorlukla atılan adımlara dönüşüyordu. Nereye gittiğini bilmeden yürüyordu. Zaman zamanda hastaneye gitmeliyim. Hastanede beni soran hasta var mı? diye karmaşık düşünceler aklına gelip gidiyordu.

Sabahın sessizliğinde ilk olarak şiddetli bir fren sesi duyuldu. Bu ses caddenin ortasında yan durmuş ufak bir kamyonetten çıkmıştı. Aracın ön tarafında ise yerde yatan yaşlı bir kadın kendisini doğrultmaya çalışıyordu. Kamyoneti kullanan genç heyecanla yanına koşar. Bir şeyiniz var mı.? Müşerref bu çarpmanın etkisiyle olsa gerek az önce dağınık olan  bilincini toparlamıştı.’ Bir şeyim yok ‘ dedi. Genç soför ‘ İçim rahat etmez sizi bir hastaneye götüreyim’  Müşerref ‘ gerek yok’ derken ayağa kalkar.Şaşkın şaşkın etrafına bakarken ‘Burada ne işim var? Buraya nereden geldim? Hastaneye gitmek için evden çıkmıştım. Burada ne arıyorum?’diye söylenmekteydi. Kalabalığı gören iki polis yanlarına yaklaştı ve  Müşerref hanıma  ‘Geçmiş olsun bir şeyiniz var mı? diye sordu. ‘Yok’ dedi. Peki şikayetçi misiniz? Bunuda  ‘Hayır şikayetçi değilim’diye yanıtladı. Genç şoför polislere ‘Önüme aniden çıktı. Hemen frene bastım. Hastaneye götüreyim diyorum onu da istemiyor.’ Polis memuru ‘Nereye gidecekseniz sizi oraya bıraksın bari. Bu şok etkisiyle siz gidemezsiniz’ Tamam dedi.  ‘Beni iş yerime  bıraksın.’
Doktor Müşerrefin kaza geçirdiği haberi tüm hastaneye yayılınca herkes yardımcı olmak  veya öyle görünmek için  seferber oldu. İkinci kattaki bir odayı ona ayırdılar. Geceleri evine gitmeyip orada kalması için başta hastane müdürü olmak üzere herkes ısrar etti. ‘Burası senin mekanın iyi olana kadar burada kalacaksın, hiçbir yere bırakmam. Ne kadar istersen burada kal.’Sözleriyle başlayan yoğun ısrarlar karşısında doktor hanım bir müddet için hastanede kalmayı kabul etti. Ertesi gün bu kazanın etkisiyle yüzünün sol tarafında ve ayaklarında ciddi bir morluk oluşmuştu. Yüz kaslarındaki zedelenmesi sonucunda sol üst dudağı yukarı doğru çekilmekte, sol göz kapağının kanla dolması sonucunda oluşan şişlik ise gözünü tamamen kapatmaktaydı. Kısa bir süre sonra kendisine ayrılan odada durmaktan sıkıldığını hissetti. Yapacak hiçbir şey yoktu. Gerçi odaya küçük bir televizyon getirmişlerdi. Fakat o televizyon seyretmekten hiç hoşlanmazdı. Yavaş yavaş alt kata indi. Her zaman oturduğu ve hastanenin girişini gözlediği koltuk boştu. Orası onun yeriydi. İyi bari dedi hiç kimse oturmamış. Hastaneye girenleri gözlemeye başladı.Geçirdiği kazayı unutmuş gibiydi.Gelen olduğu zaman her zamanki  soruyu sormaktan çekinmiyordu ‘ Kime bakmıştınız size nasıl yardımcı olabilirim ‘ Doktor Müşerref hanımı bu haliyle görenler  önce irkiliyor genelliklede hastaneye girmeden geri dönüyordu.
 Doktor İsmail bey bu durumdan rahatsız olmasına rağmen yardım isteyeceği tek kişi olan Müşerref hanımı da kırmaktan çekiniyordu.Tek söylediği ‘Dinlenseydiniz buralarda yorulmayınız. Hasta gelir ve sizi sorarsa tüm personelin haberi var size mutlaka bildirir’diyerek odasına göndermeye çalışıyordu. Fakat Doktor Müşerref Hanım  ikna olmadığından gece gündüz aynı koltukta oturarak hasta beklemeye devam etti.

TEKRAR  KONUŞMANIN ZAMANI GELMİŞTİ                   
Hastanede kalmaktan ve kendisine gösterilen ilgiden memnun olmasına rağmen doktor hanım  bir ay sonra  evine döner. Yüzü de yavaş yavaş iyileşmeye başlamıştı.  İsmail bey’e göre  tekrar konuşmanın  zamanı gelmişti. Bir sabah erken saatlerde Müşerref hanıma ‘ Biliyorsunuz sağlık müdürlüğü hastaneyi kapatma aşamasına geldi. Acil olarak bazı önlemler almamız  gerekiyor. Burası bizim iş yerimiz, kapanırsa   hepimizin zararına olur. Sizin de yapacağınız başka bir şey yok. ‘Doktor Müşerref hanım hiç ses çıkartmadan söylenenleri dinlerken neden bana bunları anlatıyor benimle ne ilgisi var diye düşünüyordu. İsmail Bey sözlerine devam etti.’Bu konuda sizin yardımınızı istiyoruz ilk etapta yapılacak işleri yaparsak epey bir vakit kazanmış oluruz. Kısa zamanda bu parayı nasıl olsa kazanırız. Siz İki yüz bin lira kadar verirseniz gerisini biz tamamlarız. Sizin için  önemli bir tutar olmasa gerek. Bu hepimizi kurtarır hem son olayda da gördünüz evinizde kalmaktansa hastanede kalmak daha iyi. Üst katta bir odanız olur. Aynı zamanda hastaneye ortak olursunuz. Çamaşır, ütü temizlik ve yemek probleminiz olmaz .Gelen hastalara da bakarsınız . Fakat  kapatılırsa  bunların hiç birisi olmayacak’ Söylenenlere hiçbir tepki göstermeyen Müşerref, bir suskunluk oluşunca kendisinin de bir şeyler söylemesi gerektiğini düşündü..’Bende o para ne gezer. Bende de yok. Yaşlılığım için para biriktirmek için  çabalıyorum. Ama çok para kazanır, geleceğimi de garanti altına alabilirsem,  bu tutarı vermek isterim .Tekrar söyleyeyim bende bu kadar para yok.’Son sözlerini biraz sert söylemişti. Doktor İsmail bey hiçbir yorum yapma ihtiyacı hissetmedi.’.Hastane kapatılacak haberiniz olsun’ diyerek yanından uzaklaşırken .  Hayret edilecek bir durum.. Para konusu oldu mu  aklı nasılda çalışıyor diye düşünüyordu.
Bu konuşmadan sonra Doktor Müşerref hanım’ın aklı çok karışmıştı. Hastanenin  kapatılması onun için ürkütücü bir kavramdı. ‘Farz edeyim ki parayı verdim. Ya geri vermezlerse nasıl yerine koyacağım.’diye düşünmekten de kendisini alamıyordu. Bu konu  sürekli aklındaydı. Dalgınlaşmıştı. Geceleri sıkıntılı rüyaları adeta kabus görmüş gibi uyanmasına neden oluyordu. İşte o günlerin birisinde sabaha karşı uyandı ve kendi kendisine  ‘Parayı neden verdim ki ?’diye sordu. Neden verdim? Huzursuzluk hissetti. Sabah erken saatlerde  evden çıkıp  hastaneye gitti. İsmail beyin  daha gelmediğini  öğrenince asabi bir şekilde onu beklemeye başlar. Parasını geri istemeye kararlıydı. Ben diyordu, o parayı verecek kadar zengin miyim?  Kimden alırsan al, bir tek ben mi varım, beni saf gördü kandırdı. Gittikçe sinirleniyordu. Öğlene doğru Doktor İsmail bey hastane kapısından içeri girmekteyken hemen yanına gitti. Size verdiğim parayı hemen verin benim o parayı verecek gücüm yok. Doktor İsmail Bey ‘Ne parası bu doktor hanım ben size sadece teklif getirdim. Siz de  paranız olmadığını ve veremeyeceğinizi söylediniz. Ne zaman ben sizden para aldım ki ?’ Müşerref iyicene sinirlendi’ Paramı geri verin’.Doktor İsmail sakindi ‘ Paranızı almadım, almadığım parayı veremem.’ Müşerrefin sesi teminkinden daha çok çıkmaya başlamıştı. Bağırır gibi konuşuyordu. Onun bu şekilde  yüksek sesle konuştuğunu kimse duymamıştı. Herkes şaşkınlık içerinde bu konuşmayı dinliyordu.’Paramı verin benim size verecek param yok.’ Bağırmaları hıçkırarak ağlamaya dönünceye kadar devam etti. Onu en iyi anlayan Serpil hemşire yanına gelerek sakinleştirmeye çalıştı.
Doktor  Müşerref hanım ısrarla bu parayı verdiğini tüm tanıdıklarına anlatıp dolandırıldığını söylüyordu.’ Çok para verdim şimdi o paraları nasıl alacağım bana yazık değil mi ?’ diyerek herkesten yardım istiyordu. İlk başta ona inananlar zaman içerisinde gerçeği söylemediğini anladılar. Bazıları ise’ Paranı geri iste,  ne diye onlarda bırakacaksın’ diye akıl vermeye çalışıyordu. Böyle konuşmalardan sonra Müşerref Hanım umutsuz durumda olduğunu belli edercesine başını önüne eğiyor kısık bir ses tonuyla ‘ İstedim ama vermiyorlar ki...Vermezler artık. Gitti tüm paralarım ‘diyerek, zor durumda kaldığını anlatmaya çalışıyordu.

Sonuç:
- Özel Hastane sağlık müdürlüğü tarafından bir daha açılmamak üzere kapatıldı.
- Doktor Müşerref hanım ilk belirtileri bu şekilde başlayan fakat daha sonra çok ileri düzeye ulaşan Alzheimer hastalığı nedeniyle zor günler yaşıyor. Bu günlerde etrafında ne bir dostu var ne de bir seveni
Hastanenin kapatılmasından sonra Müşerref hiç parası olmadığını düşünüyordu. Bankadaki inanılmaz servetinin varlığını bile unutmuştu. Günleri yalnızlık ve sıkıntı içerisinde  geçmekte..
- Doktor İsmail bey mesleği bıraktı, emekli maaşı ile geçinip ve evinde beslediği  kedileriyle yaşantısına devam ediyor.
- Hastane çalışanlarının bir kısmı başka işlere girerek geçimlerini sağlamaya çalışıyor. İşportacılık yapanda var, lokantada garson olanda  Bir kısmı ise halen iş arıyor .

Dr. Cem Aydemir


Yazıyı Facebook'ta Paylaş

Yazının Yorumları
bucalı neco - ankara diyorki : " Kıssadan hisse "
Bendeki dünya malı hayırlara vesile olmayacaksa,aklımı başımdan alacaksa varsın olmasın..Bu kıssadan ne büyük hisseler var anlayana...Çok teşekkürler Cem Bey, sosyal yaşantımızın eksikliği dayanışmanın gerekliliğini ortaya koyuşunuz büyük hizmettir bizlere..Sağolun..
11.03.2010 04:28:43
Yazıya Yorum Ekleyin
Adınız Soyadınız ve Rumuz :   Yaşadığınız İl :
Başlık :  
Yorumunuz :  
   
Yorumu Gönder !                     Vazgeç  
 
// Diğer Yazılar //
  Dr. Handan neden öldü  |||   Doğum için özel hastaneye yatan Dr. Handan'a entübasyon tüpü takılırken yanlışlık yapılınca yemek borusu delindi ve...
  Hastası ölmeyen doktor özür diledi  |||   Tarihin en kanlı saldırılarından birinin faili olarak yakalanmıştı. Cezaevinde rahatsızlandı, hastaneye götürüldü ve doktor teşhis koydu...
  Teşhis doğru muydu ?   |||   Çok sigara içiyordu ve öksürük nöbetleri kesilmiyordu. Akciğer filmi çektirdi ve doktora gösterdi. Doktorun kanser teşhisi tüm umutlarını yıktı ve...
  Telefonda hipnozla dolandırıcılık   |||   Telefonla arayıp karşısındakini konuşmayla hipnoz edenler müthiş vurgunlar yapıyor. İşte bazı yöntemleri.
  Öylesi de böylesi de var  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir, içinden geldiği Tıp Camiası'nda yaşadığı, gördüğü, duyduğu yaşam öykülerini aktarmayı sürdürüyor. İşte iki farklı doktorun hikayesi...
  İskele Mahallesi'nde bir hafta sonu  |||   Bu hafta sonu Urla’nın İskele Mahalle sindeyiz. Gezi programımız Yorgo Seferis Evi, Karantina Adası ve Yıldıztepe Şehitliği.
  Diplomalı ilk Türk Doktoru  |||   Tıp tarihine geçmiş olan ilk diploma töreni devrin padişahı Sultan Abdülmecit’in katılımıyla 20 Eylül 1843 tarihinde gerçekleşmiş.
  Oyun ve oyuncak müzesi  |||   Hafta sonu Konak civarındaydık. Gezi rotamız, yeni açılan oyun ve oyuncak müzesi, İnönü’nün evi ve Agora oldu.
  Kendine çok güvenen doktor  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir, kendine özgü üslubu ve kıvrak kalemiyle, tıp camiasından yaşanmış öyküleri anlatmayı sürdürüyor. İşte profesörlüğe yükselmiş, camiada tanınmış bir cerrahın öyküsü...
  Hocaların hocası  |||   Üniversitenin tıp fakültesinde elli yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş, çok değerli bir bilim adamıydı. Pek çok doktorun yetişmesine katkıları olmuştu.
  Bir cinayetin öyküsü  |||   Hiçbir ücret almadan bebeğini dünyaya getirmesine yardımcı olduğu kadının kocası tarafından önü kesilip para istendi. Vermeyince de bıçakla öldürüldü.
  Vahide Hanım  |||   Kantinden değil çay, sakız bile aldığı görülmemişti. Hatta evinde yapılan çayları güneşte kurutup tekrar demlediği söylenirdi.
  Profesör ve sefertası  |||   Üniversitenin Tıp Fakültesi dahili tıp bilimlerinde profesör ve bölüm başkanıydı. Konusunda çok bilgiliydi. Prensipleri çalıştığı servisi, hastanenin en temiz ve düzenli kliniğini yapmıştı.
  Ot festivalinin ardından  |||   Geçtiğimiz Pazar, güzel bir bahar günüydü. Ot festivaline gitmek için yola çıktık. İlk olarak Alaçatı’nın sardunya kokan sokaklarında gezdik. Alaçatı
  Ege Üniversitesi’ne bir gezi   |||   Çeşitli araştırmalarım sonucunda İzmir sınırları içerisinde görülmesi gerekli olan yüz yeri belirledim. İki tanesi de Ege Üniversitesi’nde bulunuyor.
  Doktor ve sekreteri  |||   Ahmet mütevazi bir memur ailesinin dört çocuğundan birisiydi. Babasını erken yaşta kaybettiğinden çocukluk ve gençlik yıllarını parasızlık ve sıkıntı içerisinde geçirmişti.
  Alaçatı Ot Festivali  |||   Çeşme’nin şirin beldesi Alaçatı’da bu pazar değişik bir festival düzenleniyor. Yurdumuzda ilk defa düzenlendiği belirtilen bu aktivitenin adı da ilginç. 'Ot festivali.'
  Urla’da bir pazar günü  |||   Geçtiğimiz Pazar günü Urla’nın iki güzel beldesindeydik. Bu bölgeye gitmeyeli çok uzun zaman olmuştu..
  Sazak Köyü  |||   Sazak, konum olarak Karaburun yarımadasının batı kısmında, Sakız Adasının tam karşısında yer alan eski bir Rum köyüdür.
  Bu müzeleri mutlaka gezin  |||   Yazarımız Dr. Cem Aydemir, İzmir'de bulunan ve herkesin görmesi gereken iki müzeyi sizler için tanıttı.
  Şövalye Adası'nı Mart'ta gezin   |||   Şövalye Adası Fethiye Körfezinin ön kısmında yer alan ince ve uzun bir yerleşim. Adanın konumu tüm limanı korunaklı hale getiriyor.
  Esrarengiz bir gece  |||   Şubat ayı olmasına rağmen bahar havası gibi güneşli ve sıcak gündü. Böyle bir sabahla başlayan günün gecesi ise yıllar geçti hala unutamadım.
  Nasıl hastane sahibi olunur  |||   Hastane sahibi olmak imkansız mı sizce? Zor gibi gözükmesine rağmen emin olun düşündüğünüz gibi değil.
  Doktor Fatma Müşerref kafayı nasıl yedi  |||   Bankada yüklü miktarda parası vardı ama kimseye faydası yoktu. Çalıştığı hastanenin para yüzünden kapanmasına seyirci kaldı ve...
  Kuduz hastalığı ile mücadele  |||   Kedi-köpek toplama kampanyasına katılan bir kişiye kuduz teşhisi konur. Belediye başkanı görevden alınır. Ancak...teşhis yanlıştır.
  Kuduz Doktoru  |||   Askerliğini yaparken ne yapabilirim diye düşünüyordu. Tanınmış bir doktor olmak ve çok para kazanmak tüm düşlerini süslüyordu.
  Doktorun büyücüsü  |||   Sevgiyli aynı evde yaşayan iki doktorun aralarına kara kedi girdi. İlim irfan görmüş doktor hanım, büyücünün oyuncağı oldu.
  Tarihte ilginç gerçekler – 2  |||   Padişah III. Mehmet'e bir deli derviş ‘ Padişahım tam 55 gün sonra çok mühim bir olay olacak. Tedbirini al der"
  İkisi de anestezi doktoruydu  |||   Üniversite hastanesinde anestezi profesörü, kısa boylu, beyaz saçlıydı. Sarı ince çerçeveli gözlüklerini hiç çıkartmazdı.
  DR. CEM AYDEMİR YAZDI  |||   Genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan aşırı şüphecilikle karakterize kişilik bozukluğu...
  Ayı beslemek moda olur mu?  |||   Bugün sizlere tarihten ilginç gerçekler aktarıyoruz. Roma İmparatorlarından Karen devrinde ayı besleme modası vardı.
  Birkaç doktorun hikayesi  |||   Dr. Cem Aydemir birkaç doktorun hikayesini yazdı. Para hırsı ve açgözlülük bakın kutsal mesleği içra edenleri ne hale soktu.
  Hormonlarımız  |||   Vücudumuzdaki organlarımız birbiriyle hormonlar aracılığıyle haberleşir. Peki bu hormonlar azalırsa ne olur?
  Melankoli  |||   Düşünme akışınız birden kesilmişse, sıkıntılı, mutsuz ve karamsarsanız ciddi bir sağlık sorunu ile karşı karşıyasınız.
  ŞEKER HASTALIĞI  |||   Sık görülen diabetin üç esas belirtisi vardır. Bunlar çok idrara çıkma, çok yemek yemek ve su içmedir.
  Necati Cumalı evi  |||   "Beni en sevdiğin halimle hatırl" diyen ünlü yazar, romancı, oyun yazarı, şair Necati Cumalı'nın evi Urla'da sizi bekliyor.
  Kayaköy  |||   Mimari yapısı, dar sokakları, kiliseleri ve doğasıyla etkileyici bir yer Kayaköy. Fethiye’ye yolunuz düşerse mutlaka ziyaret edin.
  Urla’da bir ibadet alanı  |||   Bir tatil günü rotamızı tarihi Klazomenai'nın da yer aldığı İzmir'in şirin ilçesi Urla'ya çevirdik. Ve bilinmeyen idabet mekanını ziyaret ettik.
  EVLİYA ÇELEBİ ve URLA  |||   Evliya Çelebi iyi bir öğretim gördü. Gezi merakı, değişik yerler görmek ve yeni insanlar tanıma isteği ömrü boyunca hiç bitmedi.
  Olimpos  |||   Finike’den Kemer’e giderken kahve renkli levha, bize, tarih, doğa, deniz ve efsaneler cenneti Olimpos yolunda olduğumuzu gösterdi.
  Hasta öldü, dirildi  |||   Hasta tıbben öldü. Aradan 10 dakikadan fazla zaman geçmesine rağmen tekrar canlandı. Merak ettik. O an ne oldu?
  Futbolun tarihi  |||   " İngiltere Sınırları içerisinde her kim olursa olsun ayakla vurularak oynanan top oyununu oynarsa şiddetle cezalandırılacaktır."
  BİR BAYRAM GÜNÜYDÜ  |||   Muayene için getirilen kız hamileydi ama aile bunu bilmiyordu. Kolundaki 4 bileziği çıkarıp doktorun eline verdi ve...
  Mezar taşındaki yazı  |||   Doktorlar 80'i aşmış annesini defalarca komadan döndürdü ama mezar taşına doktor hatası yazdırdı.
  ÇEŞME ÇİFTLİKKÖY  |||  
  SEDİR ADASI  |||  
  DOKTORLAR KAHVESİ  |||  
  Birgi ve Çakırağa konağı  |||   Birgi Ödemiş İlçemize bağlı Bozdağ’ın eteklerinde yer alan bir yerleşim birimidir. Kuruluş tarihinin orta çağlara kadar uzayan Birgi, eski çağlarda Pyrgion ismiyle bilinmekteydi.
  FOÇA ‘NIN SİREN KAYALIKLARI  |||   Yunan Mitolojisinde Sirenler, kayalık ve boş adalarda yaşadıklarına inanılan deniz yaratıklarıdır.
  Çeşme'nin sıcak su cenneti  |||   Ilıca ile ilgili ilk bilgiler antik yıllara kadar uzanır. Bu dönemde Ilıca Eyhrai şehrinin sayfiye yeridir. Bu medeniyetin yok olmasıyla birlikte etkinliğini kaybetmiş ve yüz yıllarca bomboş kalmıştır.
  Çeşme içerisinde gezerken  |||   Çeşme’ye geldiğinizde ilk karşılaştığınız yer olan çarşı, Çeşme girişinden başlayarak sağlı sollu dükkanların ve iş yerlerinin yer aldığı uzun bir yol boyunca devam eder.
  BEYAZ ELBİSELİ ADAM  |||  
  DENİZ, BALIK, ENGİNAR VE ILDIRI  |||   Bugün sizi deniz, balık, tarih ve enginar cennetine ötürüyoruz. Buyrun şimdi Çeşme İlçesi'nin Şirin köyü Ildırı'ya.
  PROF'UN DERDİNE BAK   |||   Kendisine büyüten teyzesi hastaydı. Tıp öğrencisi olan genç kız hocasına fikir sormaya gitti ama aldığı teklif isyan ettirdi.
  Çeşme-Urla yolu tarih dolu  |||  
  ÇEŞME'DE TARİHİ OLAY  |||  
  DALYANKÖY  |||  
  ÇEŞME'NİN ÜÇ SAKIZI  |||  
  Doktor yurt dışından yeni gelmişti  |||   Genç çift, "Çocuğumuz olmuyor doktor bey" dedi. Tahliller yapıldı. sonuç olumsuzdu. Ama doktor öyle bir formül buldu ki...
  Ilıca’dan...Ildırı’ya   |||   Bu gezimizde Çeşme'den, Ildırı Köyüne kadar devam eden sahil yolunda bulunan doğal güzelliklerden bahsedeceğim.
  ALAÇATI  |||  
  BİR ASPİRİN HİKAYESİ  |||  
  DÜNYANIN YEDİ HARİKASI  |||  
  Kimse nasıl öldüğünü anlamadı  |||   Evlilik çekilmez hal almıştı. İkisi de birbirine bir kaşık suda boğmanın hesabını yapıyordu. Ama biri fırsatı kaçırmadı.
  ARKADAŞINI DOMUZ SANAN DOKTOR  |||  
  ÇEŞME’NİN SESSİZ KIYILARI  |||   MERSİN KÖRFEZİ, BÖĞÜRTLEN KÖRFEZİ
  Sekreterine aşık olan doktor  |||   Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen oldukça yakışıklıydı. Onu 1970’li yılların Amerikan filmlerindeki artistlere benzetirlerdi.
  AYA YORGİ  |||   Bu günkü gezimizde Çeşme’nin mavi bayraklı iki plajının yer aldığı doğa harikası kıyıları Aya Yorgi ve Ayasaranda’dayız.
  OVACIK  |||   Adını geniş ovalarından alan Ovacık, Çeşme’nin 4 km güneydoğusunda bulunan bir tepenin üzerinde yer alır.
  OSMANLI'DA İLK TÜTÜN YASAĞI  |||   19 Temmuz da yurdumuzda kapalı yerlerde sigara içme yasağı başlıyor. Tarihimizdeki ilk tütün yasağını merak ediyormusunuz ? İşte yanıtı..
  Çeşme'nin terkedilmiş köyleri  |||   Karaköy, Çeşmeköy, Laleköy, Zeytincik ve Alaşar Köyü Çeşme’nin tamamen terkedilmiş köyleridir.
  DOKTOR BELGİN HANIM  |||   Bu günkü yazımda genç bir doktorun başından geçen yaşanmış bir olayı anlatmak istiyorum. Belgin Hanım 70’li yıllarda kadın doğum doktoru.
  Para hırsı yüzünden hastayı öldürüyordu  |||   Bir yaşanmış sağlık olayı daha. Aslında skandal ama gözüne para hırsı bürümüş kaşarlı doktor, onun da içinden sıyrıldı.
  Çeşme'nin adı nereden geliyor?  |||   Antik çağlarda adı Cysus olan Çeşme, Ege Denizine doğru uzanan oldukça girintili çıkıntılı bir yarımda üzerinde yer almaktadır.
  Çeşme  |||   Çeşme’ye ilk olarak 1960’lı yıllarda gittiğimizi hatırlıyorum...
  GENÇ BİR DOKTORDU  |||   Genç bir doktordu. Yağmurlu bir günde acil bir müdehaleye çağırdılar. Gitti. Sancılı anneye müdehale etti ama...
  TARİH VE SANAT MÜZESİ  |||   İzmir Kültürpark içerisinde, çok değerli tarihi bulguların sergilendiği, çeşitli dönemlere ait kültür ve sanat eserleriyle tanışma olanağı veren güzel dizayn edilmiş çağdaş bir müze..
  DELİ HASAN   |||   Bu günkü yazımda tarihimizdeki iki ilginç olaydan bahsetmek istiyorum.
  Uyuşturucu ile mücadele günü  |||   26 Haziran uluslar arası uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele günü olarak kutlanır.
  İstanbul’a gittiğimde mutlaka...   |||   Doğu Roma imparatorluğu devrinde yapılmış olan Ayasofya ,günümüze kadar ulaşmış Bizans eserlerinin en ünlüsüdür.
  Ana Tanrıça Kenti METROPOLİS  |||   İzmir’in Torbalı ilçesi yakınlarında bulunan Metropolis antik kentine ulaşım kolay. Torbalı ilçesinin girişindeki kahverenkli levhaları izlemeniz yeterli.
  Hayırsız Ada ve 80 bin köpek  |||   Dr. Cem Aydemir yine tarihten birbirinden ilginç 8 olayı derledi. Hayırsız Ada ve Sürgüne gönderilen Köpekler bunlardan bir tanesi.
  Eskiden çorba nasıl içilirdi?  |||   Birazda tarihsel magazine ne dersiniz? Dünya tarihinin en pahalı yemeği nedir... Çorba içmenin de bir kuralı olduğunu biliyor muydunuz?
  AFKULE’YE YÜRÜYÜŞ  |||   Yürüyüş ve tarihi yerleri sevenler için Fethiye’de
  Prenses Ada‘nın muhteşem şehri ALİNDA  |||   Büyük İskenderin bile fethedemeyip kapısından dönmek üzereyken, davetle içeri girebildiği Prenses Ada ‘nın muhteşem şehri ALİNDA
  Doktor simsarları  |||   Beyler sokağında bir zamanlar doktorların üssüydü. Buralarda hasta başına simsarlara para ödeyen doktorlarda vardı.
  Tarihte ilginç olaylar  |||   İlk güzellik yarışması ne zaman niçin düzenlendi? Macar Kralları davetlilerin arabalarının tekerleklerini neden çıkartırmış.?
  SAİNT JEAN KİLİSESİ   |||   İzmir'in Şiirin ve tarihi İlçesi Selçuk'ta kalenin yanında ihtişamlı bir yapı var. Yolunuz düşerse mutlaka görün.
  Bir bebek hikayesi  |||   GERÇEK OLMAYAN BİR HİKAYE. Bu yazılanlar gerçek mi?... Biz "değil" diyelim, böylesi çok daha iyi...
  Eğitim Fuarı'nda 243 proje sergilendi  |||   İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bu yıl 6. kez düzenlediği eğitim olimpiyatı ve mesleki teknik eğitimler fuarı 105 okulun katılımıyla gerçekleştirildi.
  NAZARKÖY( BONCUK KÖY)  |||   Nazardan ve kem gözlerden bizi koruduğuna inandığımız Nazar boncukları İzmir'in burnunun dibindeki şirin bir köyde imal ediliyor.
  Emir Sultan Türbesi  |||   İzmir'i alırken şehit düşen ve halk arasında Emir Sultan olarak anılan Seyyid Mükerremiddin’in türbesi ziyarete açıldı.
  Doktor Yaşar Bey  |||   Ege Üniversitesini birincilikle kazanıp doktor oldu. Sonra bir uğursuz arkadaşı gelip başına çorap ördü. Tüm serveti gitti, doktor bitti.
  1940'lı yıllarda Çeşme ve Ilıca  |||   1940 yıllarında Çeşme'nin, merkeze bağlı Ilıca mahallesi, Ovacık, Çiflik köyleri ile Alaçatı ve Barbaros olmak üzere 2 bucağı vardı.
  İZMİR ATATÜRK MÜZESİ  |||   Bugün Atamızın İzmir'de çok severek kaldığı evi ziyaret ediyoruz. Haydi sizde buyurun üstelik ücretsiz..
  Buca'nın dört gülü  |||   Bu günkü gezi rotamız Kızılçullu su kemerleri, Hasan Ağa Bahçesi, Kaynaklar Gölet ve Kunduracı Çınarı.
  Doktor Mustafa Ziya Bey  |||   Kanunlarımız gereği 1983 yılına kadar kadar tıbbi gereklilik dışında hamileliğe son vermek yasaktı.
  ZÜBEYDE HANIM ANIT MEZARI  |||   Bu gün Anneler günü. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanımı da saygıyla anıyoruz.
  Kehanet merkezi Klaros’u gördünüz mü?  |||   İzmir’in güneyinde antik bir gezi yapmak için yola çıktık. Düşüncemiz Kolophon, Nation, Lebedos antik kentleriyle, Klaros’u görmek.
  Uyuşturucu bağımlılığı  |||   Yazarımız Doktor Cem Aydemir, Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı konusuna el atıyor. Nasıl anlaşılır, tedavisini yazıyor.
  ÇAMLIK TREN MÜZESİ  |||   Çamlık İzmir'in Selçuk ilçesinin köylerinden birisi olup,Selçuk, Aydın yolu-nun yedinci kilometresinde yer alır.
  Türkiye'de kaç antik kent var?  |||   Yurdumuzda 81 şehir var. Peki Anadolu'muzda kaç tane antik kent olduğunu biliyormusunuz? İşte yanıtı.
  Uyuşturucu kullananların tedavileri  |||   Bağımlılıktan kurtulmada en önemli faktör kişinin bırakmayı istemesi ve tedaviyi kabul etmesidir.
  İKİ DOKTORUN HİKAYESİ   |||   Değerli okuyucular 29 yıllık meslek hayatımda çok değişik insanlar, olaylar ve de doktorlar gördüm.
  Uyuşturucu ve madde bağımlılığı  |||  
  ANKARA CİNAYETİ - 2  |||   Daha önceki bir yazımın konusunu oluşturan Ankara Cinayetiyle ilgili pek bilinmeyen bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum.
  Kayaköy'den ölüdeniz'e yürüyüş  |||   Çam ormanları arasında, kuş sesleri ve harikulade manzaralarıyı seyrederek sekiz kilometre yürümek ister misiniz?
  ANKARA CİNAYETİ  |||   Dr. Cem Aydemir Cumhuriyet tarihimizin en esrarengiz olaylarından birisine ışık tutuyor bu hafta..
  Fethiye Gemiler Adası  |||   Yazarlarımızdan Cem Aydemir, Fethiye'deki Gemiler (Saint Nicolas) Adası'nı anlatıyor.
  Antik Liman Kenti PHASELİS  |||   Akdenizde Antik Bir Liman Kenti PHASELİS
  MAZİMDEKİ KÜÇÜKYALI (1960 'lı yıllar)  |||   İzmir'in sembol noktalarından Eski Küçükyalı'daki Köşk sineması tariflerin odak noktasıydı.
  Karantina'dan Küçükyalı'ya Bir İzmir Nostaljisi  |||   Yalı sözcüğü, deniz kıyısını anlamına geldiği gibi buralara yapılmış iki veya üç katlı evleri tanımlamak için de kullanılır.
  Osmanlı zamanında İlginç yasaklar  |||   Bu gün seçim günü. Alkollü içki kullanımı ve satışı yasak. Peki Osmanlı zamanında bunun gibi ilginç yasaklar var mıydı? Bir göz atalım isterseniz..
  Kemeraltındaki sebiller  |||   Yazarlarımızdan Cem Aydemir, geçmişimizde sebillerin yeri ve İzmir’de halen yaşayan sebiller hakkında yaptığı araştırmayı sizlere aktarıyor.
    |||  
  Latife Hanım anı evi  |||   Dr. Cem Özdemir sizler için İzmir'de aslına uygun olarak restore edilen ve müzeye dönüştürülen Latife Hanım Köşkü'nü gezdi.
 
Skip Navigation Links
Anasayfa
Gündem
Çevre
Ekonomi
Siyaset
Yaşam
Eğitim
Dünya
3. Sayfa
Spor
Künye ve İletişim
Skip Navigation Links
Yazarlarımız
Basından Seçme
Kültür Sanat
ÇizgiYorum
Resim Galerisi
Üyemiz Olun
Çevre Klübü
 
İbrahim IRMAK Yazıyor
Jeotermal yatıyor İzmirliler bakıyor İzmir'in altındaki zengin jeotermal enerji sadece sondajla yeryüzüne çıkmayı beklerken İran ve Rusya'dan getirilen doğalgaz boru hattı Balçova'ya dayandı. Doğalgaz'a trilyonlarca lira ödenirken, ulusal enerjimiz elimizin altında dururken, biz bu zihniyetle dış borçtan nasıl kurtulabiliriz?  Şimdi İzmirliler bu soruyu soruyor.
İzmir'in altındaki zengin jeotermal enerji sadece sondajla yeryüzüne çıkmayı beklerken İran ve Rusya'dan getirilen doğalgaz boru hattı Balçova'ya dayandı. Doğalgaz'a trilyonlarca lira ödenirken, ulusal enerjimiz elimizin altında dururken, biz bu zihniyetle dış borçtan nasıl kurtulabiliriz? Şimdi İzmirliler bu soruyu soruyor. 29.07.2010
 
Bafi-k-9 Köpek Eğitimi
Artemis Marin Princess
Röportajlar
İdda'da Bugün
Günlük Hava Durumu Tahmini
Mutlaka Okuyun